4 Mart 2015 Çarşamba

BARSELONA


Hayat bozuk para gibidir. İstediğiniz kadar harcayabilirsiniz.Ama sadece bir kez.    'Cervantes'

Mekan İspanya olduğuna göre bir Almadovar filmi müziği dinleyelim.




Merhaba, 2014 yazı gezi gözlemlerimi aktarmaya devam ediyorum.Paris'e ağustos akşamı serinliğinde veda edip, İspanya'ya doğru yolculuğumuza başladık.Yolculuk otobüsle yaklaşık 10 saat sürüyor.Gece aralıklarla verilen molalarda üşüdüğümü hatırlıyorum fakat sabah saatlerinde İspanya'ya vardık, iklim ve bitki örtüsü değişmiş, tamamen tanıdık bir hal almıştı.Bir Mersinli, Akdenizli olarak tanıdık bir coğrafyadaydım.Günlerdir devam eden Orta Avrupa'nın, Balkanlar'ın serinliğinden eser yoktu.Sahil kıyısı kentinde büyümüş biri olarak dakikasında Barselona'ya kanım kaynadı, gezimin sonunda ise kentten ona aşık olmuş halde ayrıldım.





Öncelikle şunu belirtmem gerek maalesef Barselona'da yalnızca 8-9 saat kalabildik, bu yüzden şehri detaylı gezen, şehirde günlerce, hatta aylarca kalan ve bu kentin hakkını gerçekten veren dostların bilgi ve tecrübeleri yanında benim naçizane gözlemlerim denizde kum tanesi gibi olacaktır ama belki bir gün birileri bu yazımı okuyup Barselona'yı görmek ister ya da gidecek olana bir yardımım olur.Ayrıca gözlemlerimi paylaşıyorum çünkü bu şehre dair eksik kalan o kadar çok şey var ki, ileri de yazımın devamını tamamlamam ve Barselona'yı bir kez daha görmem için haklı bir sebebim olur.




İspanya federal sistem ile yönetilen bir ülke, Katalan Bölgesi de bu federal yapının içinde yer alan özerk bir bölge.Barselona ise Katalan bölgesinin başkenti.Zaten Katalanlar kendilerine İspanyol denilmesinden pek haz etmezlermiş.Neyse aralarındaki farkı anlayabilirsek, dikkat ederiz :) Şehre varır varmaz sahil kıyısında meşhur kaşif Kristof Kolomb dev heykeli ile sizi karşılıyor, kısa bir foto molasından sonra sahil şeridinden mi devam edelim yoksa meydana giden ara yollardan birine mi kendimizi kaptıralım çelişkisini, yaşıyorsunuz.Biz sahil şeridinden ayrılarak, yukarı doğru şehri keşfe başladık.Barselona büyük bir şehir, zaman kısıtlaması olmayanlar için sindire sindire yürüyerek de gezilmesi sorun olmayan bir kent.Ama zaman sorununuz varsa veya yürümeyi çok sevmiyorum derseniz kırmızı üstü açık otobüslerle şehri gezebilirsiniz.Kısıtlı zamanım olmasına rağmen inat edip, 26 Euro vermeyeyim diye şehri yürüyerek gezen benim gibi çok akıllı olmayın, zamanınızı en verimli şekilde değerlendirmeye çalışın sonra çok hayıflanırsınız.


Kristof Kolomb heykelinden yukarı doğru dümdüz yürüdüğünüzde, yolun sonunda şehrin ana meydanı Katalonya meydanına ulaşıyorsunuz.Katalonya meydanı ile sahil şeridi arasındaki caddenin adı ise kentin meşhur ana arteri La Rambla Caddesi.Karakteristik İspanyayı bu cadde üzerinde görüyorsunuz, taş evleri, caddeye açılan dar ara sokakları...La Rambla caddesinin sonunda Katalonya Meydanı başlıyor.Meydan genişçe bir alana yayılmış şehrin kalbi durumunda.Bu Meydanın sağına doğru yürüdüğünüzde daha doğrusu Passeig de Gracia caddesi boyunca yürüdüğünüzde metro istasyonları önünüze çıkıyor.Alış veriş merkezlerinin, pahallı markaların dükkanlarının, restoranların, kafelerin olduğu olduğu bu cadde üzerinde Barselona'nın yaratıcısı mimar Gaudi'nin eserleri olan Casa Battlo ve Casa Mila bulunmaktalar.

La Rambla Caddesi

Katalonya Meydanı


Gaudi tarafından tasarlanmış Casa Battlo ve Casa Mila  binaları dışarıdan çok farklı görünen, adeta görsel şölen hissi veren, değişik ve yaratıcı eserler.Elbette ki içeriye ancak sokağa taşmış bilet kuyruğunu aştıktan sonra girebiliyorsunuz.



Casa Battlo


  • Casa Mila

Gaudi sanki bu şehri yoktan var etmiş, pek çok insanın hikayesini az çok duymuş olduğu meşhur bitmeyen katedral SAGRA DA FAMİLİA Barselona'nın en karakteristik yapısı.Katedral hala tam anlamıyla bitirilememiş diye ifade edeyim, gerisini siz anlayın. Mesafesi uzak denilmesine rağmen Passeig de Gracia caddesi boyunca devam ettiğinizde elinizde haritanızla kolaylıkla bulunabilecek bir noktada.Gerçekten çok farklı bir yapı.Klasik kilise mimarisinden farklı ve yaratıcı, hatta bence biraz ürkütücü bir yapı.Sagra da Familia'yı görmeden Barselona'dan ayrılmayın, ben bu mimari farklılığa hayran kaldım.Katedralin içini de gezebiliyorsunuz tabi ki yaz sıcağında uzun giriş kuyruklarını yüreğiniz kaldırabilirse.Şaka bir yana zaman sıkıntım olmasaydı kaç saat beklemem gerekirse bekler ve bu yaratıcılık şaheserini tamamen gezerdim.


Sagra De Familia




Barselona da çok sayıda alış veriş merkezi var, biz arkadaşlarımla birinine girip biraz alış veriş yaptık.Genel olarak şehir bana çok hesaplı gelmedi fakat bu tamamen ne aradığınızla ilgili, elbette ufak tefek hediyelik eşyaları bir servet ödemeden alabiliyorsunuz. Avrupa'da avm lerin en güzel tarafı değişik parfümleri, içkileri, çikolataları gayet hesaplı fiyatlara alabilmek.Bu tespitim Barselona içinde geçerli.


Şehre dair hırsızlık olaylarının had safhada olduğu bilgisi tedirginliği ile Barselona'yı gezdim, çok şükür benim ve arkadaşlarımın başına talihsiz bir olay gelmedi ama dikkatli olun, bu alanda sabıkalı bir kentmiş Barselona.





Mekan İspanya, iklim, coğrafya Akdeniz olunca tanıdık simalar karşınıza çıkıyor.Avrupa gezilerim boyunca en rahat ettiğim şehir Barselona oldu.Orta Avrupa'da ya da Paris'de, Amsterdam'da kısa da olsa diyaloğa girdiğim insanlar 'Are you Spanish? yani İspanyol musunuz?' sorusunu soruyorlardı, çok şükür burada böyle bir soruya maruz kalmadım hatta 'hola, gracias' kelimelerini de kullanmaya başladığım için fahri hemşehrileri gibi şehri dolaştım.



Yemek kültürü anlamında Akdeniz mutfağı ve baharat zenginliği hakim, Tapas adı verilen atıştırmalık meze çeşitliliği ile damak tadınıza uygun şeyler bulmanız mümkün.
Barselona'da sahilde bulunan plajlarda dinlenebilir ve denize girebilirsiniz.Bu arada İspanya'ya kadar gelmişken boğa güreşi izlemek istiyorum derseniz, valla benim gözüme ne broşür, ne de reklam ilişti haberiniz olsun.







Sahil kıyısında bulunan Port Well yani Marina'yı ve Camp Nou Experience yani FC Barselona takımının devasa büyük stadını görmek fırsatım olmadı.Ama iki mekanda kırmızı üstü açık gezi otobüslerinin gezi güzergahı içinde aklınızda bulunsun.





Barselona ile ilgili plan yapmak isteyenler için tavsiyem, en az 3 gece-4 günlük bir gezi planı yapmaları.Şehir karakteristik bir kent, hem kentin içinde hem de çevresinde görülmeye değer pek çok alternatif var ancak hakkını verirsiniz.Ayrıca yürüyerek dolaşması keyifli ve kolay.


Avukat, avukatı Barselona'da bile bulur, kapıda yazan kelimelerden çıkardığımız tespit doğru ise ki bence doğru, Barselona Baro Binası önündeyiz

Daha önce belirttiğim gibi bu kente dair gözlemlerim sadece bir fikir vermek amaçlı oldu.Benim içinde tadı damağımda kalmış, ilk fırsatta yolumu düşürüp, hakkını vereceğim bir kent Barselona.


Akdeniz iklimi, yemekleri, bize benzer insanları, kendine has sokakları, mimarisi, kalabalığı ve Katalan kültürü ile Barselona, farklı bir kent.Yolunuzu düşürmenizi tavsiye ederim.


İçinizdeki gezginci ruhun her daim taze kalması dileğiyle.


Saygılarımla
Egemen ÇINAR


2 yorum:

  1. Merhaba Egemen bey,
    Blogunuzu tesadufen gordum. Yazma sekliniz anlasilir ve net, buyuk keyif aldim okurken :). Bende 1-2 gunlugune gitmeyi dusunuyordum Barcelona'ya, fakat okudugum ve baskalarindan duydugum kadariyla yetmeyecek :)
    Hollanda'dan selamlar!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim umarım güzel bir gezi olmuştur sizin için.

      Sil